e

Herkes Kocama Benziyor

Kadıköy Emek Tiyatrosu

27

Ağustos
“Yok, o geceden beri bir rahatladım ama içim de sanki daha tam soğumadı. Anlamıyom, öfkem öylece alaftan top gibi duruyomuş içimde. Acık soğudu. Amma bazı bazı yine fena oluyom. O geceden beridir bir şey yapıştı. Kafam durmuyo, habire çalışıyo. Kafam beynim hep uyanık. “Arada sus kız,’’ diyom. Ne bileyim, ben kadınsam kafamın içi de kadındır herhalde diye öyle söylüyom. Gözleri cin gibi açık bir kadın.’’   Bir pavyonda tuvaletçilik yapan Ayten, kurulduğu makamında birer birer anlatıyor. Buraya nasıl ‘’düştüğünü’’, onu terk eden kocasını, kederini, hevesini, çok sevdiği pavyonda çalışan diğer ahbaplarını ama en çok da öfkesini. Geçmişte tanımlayamadığı, anlamına parça parça ulaştığı o öfke bir gün tuvaletin buzlu camı gibi kırıldığında, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ "No, I've been relieved since that night, but it's like I haven't completely cooled down yet. I don't understand, my anger was just like a messy ball inside me. It got a little cold. But sometimes I still get bad. Something has stuck since that night. My head does not stop, it is constantly working. My head is always awake. I say "shut up girl" every now and then. I don't know, I say that because if I'm a woman, I must also be a woman in my head. A woman with open eyes like a genie.” Ayten, who works at a washroom in a nightclub, tells about her life one by one by snuggling down in her chair. How she got there, her husband who left her, her grief, her enthusiasm, her friends who work in the nightclub who she loves, but mostly she talks of her anger. When that anger, which she could not describe in the past, its meaning she reached piece by piece, breaks like the frosted glass of the toilet one day, nothing will ever be the same again.