e

Bir Baba Hamlet

Baba Sahne

29

Ağustos
Oyun Tarihi ve Saati
Yöneten
Sahne ve Kostüm Tasarımı
Hareket Düzeni
Eskrim Koreografisi
Şarkı Sözleri
Afiş Tasarımı
Yönetmen Yardımcısı
Prodüksiyon Asistanları
Sahne Amiri
Sahne Teknisyeni
Sahne Terzisi
Kalaslarından dekor, heveslerinden oyun yapmak üzere yola çıkmış iki cüretkar oyuncu, kendilerine kurban olarak Shakespeare'in başyapıtı Hamlet'i seçmişlerdir. Can siperane bir cesaretle seyircinin önünde buna yeltenirler ama kısa sürede temsil can havline dönüşür. Biri, oyunculuk için istediği ortamı bulamadığı anlaşılan Shakespeare uzmanı gibi davranan yarım porsiyon aktör; diğeri de şarkı söyleme hevesiyle sürekli müzikallerden dem vuran bir şaşkın... Eli yüzü düzgün, başı sonu belli, dört başı mamur, babalar gibi bir Hamlet düşlerlerken, ortaya çıkan kepazelik "Bir Baba Hamlet"e dönüşür. Sebastian Seidel'in komik olanın tadını çıkaran özgün metni, Yücel Erten'in usta işi çevirisi ve Baba Sahne'nin babacan yorumuyla bu toprakların tiyatro geleneğine de göz kırpan "Bir Baba Hamlet", tiyatro yapma aşkının baş döndürücü güzelliği ile aptallaştırıcı büyüsüne ayna tutuyor. "Ha unutmadan, Çürümüş bir şeyler var Danimarka Krallığı'nda!" ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Two daring actors, who set out to make scenery from their planks and to make plays from their whim, chose Shakespeare's masterpiece Hamlet as their victim. They dare to do so in front of the audience with desperate courage, but in a short time, the performance turns into a hell of a life. One is a half-portion actor pretending to be a Shakespearean expert who seems to have not found the medium he wanted for acting; the other is a stunner who always talks about musicals with his enthusiasm for singing… Connecting to the theater tradition of this land, with Sebastian Seidel's original text that enjoys the comedic, Yücel Erten's masterful translation and Baba Sahne's fatherly interpretation, "A Father Hamlet" mirrors the dizzying beauty and stupefying magic of the love of making theater. “And do not forget, Something is rotten in the state of Denmark!”