e

Bergama – Berlin İlişkisinin Sanatsal Üretim Üzerine Etkileri

28

Ağustos
Avrupa'nın çok kültürlü sanat başkenti Berlin'in önde gelen tarihî miras müzesi Pergamon Museum adını girişinde sergilenen sunağın getirildiği Bergama'dan alıyor. Bergama Sunağı uzun bir süredir müzedeki yenileme nedeniyle ziyarete kapalı olsa da pek çok sanatçı, yazar ve araştırmacıya esin kaynağı olmaya devam ediyor. Türkiye ve Berlin arasında göçle başlayıp kültürel münasebetle katmanlanan ilişkinin de sanatçıların üretimi üzerindeki etkisinden bahsetmek mümkün. Son romanı "Kayıp Tanrılar Ülkesi" ile Bergama - Berlin hattında polisiye, arkeoloji ve mitolojiyi harmanlayan yazar Ahmet Ümit ve Berlin'de sergilenen "Bergama Stereo" adlı yerleştirmesiyle sunağın tarihselliğini ses ve mimariyle yeniden düşünen sanatçı Cevdet Erek, küratör ve sanat yazarı Çelenk Bafra moderasyonunda bir araya geliyor. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Pergamon Museum, the leading historical heritage museum in Berlin, the multicultural art capital of Europe, takes its name from Bergama, from where the altar exhibited at the entrance was brought. Although the Pergamon Altar has been closed to visitors for a long time due to renovations in the museum, it continues to be a source of inspiration for many artists, writers and researchers. It is possible to talk about the effect of the relationship between Turkey and Berlin (which started with immigration, but that is also layered with cultural relations) on artistic production. With his latest novel, "Land of the Lost Gods" writer Ahmet Ümit, who blends mystery, archeology and mythology on the Bergama - Berlin line, and artist Cevdet Erek, who rethinks the historicity of the altar with sound and architecture with his installation "Bergama Stereo" exhibited in Berlin, come together under the moderation of curator and art writer Çelenk Bafra.